18
MECİD
( güreşçi )
Yıllarca, sübyan iken girdiği ağacamii hamamı külhanında, ocağa odun yetiştirmektan, kütük taşımaktan başka birşey bilmeden yaşayan Mecid efendi, birgün gençliğim yandı diye nağralar atarak Beyoğlunun toprak yollarına fırlar ve bir daha da dönmez. Bunu bize kendisi anlatmadı ama duyduk diyenlerden. Onunla Sütlücede mezbaha işçilerinin devam ettiği kahvehanede karşılaştık. Önünde yarısı içilmiş çay bardağı, gözleri bilmediğimiz boşluklara bakan bu iriyarı adam dikkatimizi çekmişti ve bize ateşi, alevlerin şekillerini, oynaşlarını, kimsenin göremediği renklerini, huylarını anlattı. Akşam giderken kahveci, nice zamandır kimseyle konuşmazdı, ama sizle hiç susmadı dedi. Mecid efendinin dediklerinden sonra bu dünyada birşeyler daha öğrendik dedik sevindik. Biliyorduk ki o da bu alemin adamıdır.