Temaşa /İstanbul üzerinde bir sihirli ışık.
1 2 3 4 5 6 7 8
Çalışmalarımız ilerledikçe, diğerleri de belirmeye başladı bir bir. Çevresindekilere kimsenin inanmadığı rüyaları anlatıp duran Teb'li Yakup, ayısını satmak için İstanbul'dan Bağdat'a giden Naima Fazlı ve daha oncası… Hepsi birbirlerini açıkladılar bilmeden; anlattıkları birinin sakalının biçimi oldu, diğerinin mintanının kol yeni yada belindeki sırmalı kuşak. Bu arada aklımıza geldi, onlara Hezarfen'i de sorduk.
Bu, gözü hep semalarda olan adamı bilirler mutlaka, o da onlardandır diye düşündük. Evet, arkadaşımızdı dediler. Onları dinledik. Gözlerimiz yaşardı heyecandan, ama sonra, Hezarfen Çelebi'nin sürgün arkadaşı olan Zanni Efendi, anlattıklarıyla bizi epey hüzünlendirir oldu ve dahi neredeyse bu işten vazcayar oluyorduk. O sabah güneşin parlak doğması bizi avuttu da gece anlatılanları unuttuk.