Temaşa /İstanbul üzerinde bir sihirli ışık.
1 2 3 4 5 6 7 8
Abdi Efendi'nin peşinde pek çok şenlik oyuncusuyla karşılaştık, ama tam ne zaman hatırlamıyoruz. İp canbazlarının Ankara İstanoz köyü deresindeki yıllık içtimalarında, çıktıkları ipi bağladıkları tepelere silahlı bekçiler diktiklerini duyunca şaşırdık. Merak ettik, yüzlerine baktık, şapkalarına, zillerine, şakşaklarına, ayakkabılarına ve giderek oturdukları evlere, gittikleri kahvelere ve de hayallerine yöneldik. Gördüğümüz, tanık olduğumuz ve dahi rivayet olanlar bizi daha da şaşırtı, daha bir ilgilendirir oldu.
Cüce abdi, Alem Aşur'un hikayesini anlattı. Ve günün birinde Ayvansaray'daki kahvede külahlı bir adamı gösterdi ve bu o dedi. Şaşakaldık, benzetemedik. Ama sonra hayalimizdeki resimlerden bir sürü resim çıkarttık, olmadı. Yeniden resimler çizdik, o da olmadı. Sonra kimseye göstermeden bir heykelini yaptık yüzünden başlayarak, ağzını, burnunu, bıyıklarını, sakalını benzeterek. Artık o bizim Alem Aşur'du. Herkesin saydığı ama sevmediği bu adamla ahbap olduk.
Langanın namlı tulumbacı taifesindendi, yangın yerinde talana fırsat vermez, niyeti bozanları da o meşhur Osmanlı tokadı ile oracıkta yere yıkıverirdi dedi Abdi Efendi. Seksene yakın evin kül olduğu Cibali Yangını gecesi çıkan meydan kavgası ardından sırtında alevlerin sıcaklığı oradan uzaklaştığını, saatlerce yürüdüğünü ve sonunda bir yerde yığılıp kaldığını, nice zaman sonra kendine geldiğinde çevresinde renkli güzel elbiseli tuhaf insanlar gördüğünü ve onlara katıldığını anlattı.